Bin Umut Yılı

0
yayınlandı Aralık 8, 2013 by Burcu Meral in Genel

Zaman kendi içinde kaybolan bir takım kara delikler üretti ve içinde döne yuvarlana kendini bu sonsuz boşluğun içinde buldun.
Bir bataklık kıyısında, kah nefis deniz kıyısında; iyi ve kötü arasında dünya dedikleri manzarayı temaşaya daldın.
Nefretin her türlüsü içinden geçti , acımasızlığın okları karşısında silahsızdın.
Fezaya her bakışında bu kederli halinden kurtulmak istesen de en çok hüznü yakıştırdın kendine.
Pencere kenarlarında dalan bakışlarınla bir şekilde fiyakalı görünürdün.
Zaman sana göre bir hayli yavaş geçti.
Bugün dün öğrendiklerini beğenmedin,bugün dünde kalmış seni beğenmedin.
Bir yolcu otobüsünde şimdiki sen ve uğurlayanlar arasında el sallayan geçmişini beğenmedin,hani ayıp olacağını düşünmesen tanımamazlıktan gelecektin.
Mola yerine kadar hüzünlü yüzü gözünün önünden gitmese de daima yanında kalacağını zannettiğin yol arkadaşına durumu belli etmedin.
Sonra kulaklıkları taktın, koltuğun arkasına monte edilmiş küçük ekranda oynatılan filme daldın.
Sana kalırsa mesele, bundan önceki hiçbir şeyin daha umut verici oluşu değildi.
Mesele çocukluğunu kaybetmenle bunu farketmen arasında geçen zamanın bin umut yılı oluşuydu. Pamuk şekercilere, uçan balonculara sempati beslemen bundandı.
Geçen gün küçük kardeşine hediye bahanesiyle dolanıp durdun çocuk raflarda.
Bu özlemle birbiri ardınca sık gri binaların arasında kemik yaşın çoktan büyüyedursun,
Neredeyse bir yay gibi gergin şimdi göğüs kafesininin içindeki yüreğin.

Kalem uçların kırıldığında içinin cız etmesinin üzerinden bir hayli zaman geçmişti ve daha derinlerde hayal kırıklıkların var şimdi.

Bir yerlerden umut edebilirsen eğer tüm parlaklığıyla kendi gökyüzünü çizebileceksin odanın duvarlarına.
Ve o küçük ekranda oynatılan gelip geçici sevgilerin,beğendiğin filmler,uzun süre başa sarıp dinlediğin daha sonra tümden sıkıldığın tüm şarkılar geçecek.
Otobüsün sarsıntısıyla arada bir yayını kesilen ilk gençliğin.
Mola yerinde ineceksin, izafi zamanın tersine hareket eden otobüsle geriye doğru yol almak için.
Az önce el sallayışını karşılıksız bıraktığın geçmişin orada olacak.
Yaptıklarının pişmanlığıyla,yapamadıklarıyla mahcup elleri, kucağında.
Var oluşunun tüm ağırlığını taşıyan ağır adımlarınla yaklaşak, kucaklaşacaksın.

Bin umut yılı sonra bir otobüsün pencere kenarında en çok affetmeyi yakıştıracaksın kendine.


Yazar Hakkında

Burcu Meral


0 Yorum



İlk yorum yapan sen ol!


Cevap Yaz

(gerekli)