Geniş Aile Kültürümüz

1
yayınlandı Aralık 2, 2013 by Nevzat Bayhan in Makale
neden1

Modernitenin dayattığı bireycilik ve özgürlük cereyanının standart sapması yalnızlık ve toplum ile iletişim kopukluğu olarak görünmektedir. Kuşkusuz sosyal toplum ve geleneksel kültürün yeniden canlandırılmasına dair çabalar, bu etkiyi hafifletmektedir. Ancak geç de olsa gün yüzüne çıkan kimi etkiler var ki, bugün aile kurumunu zayıflatan ve bireyi toplumda daha korunaksız kılan bir zemin oluşturmaktadır. Çağımızda modernizmin bu yan etkilerini bertaraf etmek ve bireyin toplum ve çevresi ile sahih iletişim kurmasını sağlamak, toplum ideasının çerçevesini belirlemektedir.

Küreselleşmenin insana tüketici bir robot olarak yaklaşığımı nedeniyle hafif şiddette depremlerin hissedildiği aile kurumunun itinayla ele alınması gerekmektedir. İnsan olmanın erdemini yaşatan, insanı topluma ve geleceğe hazırlayan, karşılıksız sevgi ve şefkat, doğru bilgi ve maneviyatla topluma değer ve anlam katan aile, geleceğimizin vazgeçilmez teminatıdır .

Kimi etkileşimler içerisinde savrulan temel sosyal yapımızı, yine bu yapıyı var eden geleneksel referanslar ile yeniden inşa edebileceğimizi bilmek zorundayız. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” hadisi, aileler arası ilişkiyi tanzim etmesi bakımından ne kadar önemlidir. Oysa bugün büyük plazalarda filizlenen yeni yaşam modelinde yalnızlık bir konfor olarak sunulsa da ortaya çıkan sorunlar, geleneksel ilişkilerimizin ne oranda arandığının da ispatı gibidir.

 

Yeniçağ ailesi son çağı temsil eden endüstri devrimi, kentleşme, aydınlanma düşüncesi, göç ve ulus devlet gibi politik, ekonomik ve sosyal gelişmelerin etkisiyle meydana gelen ailedir. Sosyolojik olarak yeniçağın ailesi endüstrinin, kentleşmenin, çıkar felsefesinin, ben merkezciliğin, aydınlanma düşüncesinin ve göçlerin ailesidir. Oysa sağlıklı, huzurlu, mutlu bir dünya için, duyarlı, gayretli, özverili bireylerin yetiştirilmesine ihtiyaç vardır. İnsanî yönü güçlü bir dünyada yaşamak istiyorsak insanların, renk, şekil ve anlam kazandırdığı toplumların kök hücreleri olan aileleri sağlıklı ve güçlü kılmak zorundayız.

 

Aileye Gerek Var mı?

Geçmişten günümüze doğru baktığımızda; geniş aile yerini çekirdek aileye, o da tek

ebeveynli aileye, son aşaması ise evlenme ihtiyacı duymayan yahut da evliliğin sorumlul

uğunu taşımak istemeyen, bireysel yaşamayı adet edinen garip bir dünyaya şahit  o–

luyoruz. Weberyen mükemmel bürokratik sistemin toplumsal düzeninde kurumların

işlevselliği karşısında artık aileye gerek kalmayacağı bile ileri sürüldü ve bazı çevreler

geleceğin toplumlarını ona göre dizayn etmeye çalışıyor.

Oysa sadece kendisini ve çıkarlarını düşünmeyi erdem gören bu son durum, bütün top

lumları geri dönüşü mümkün olmayan çıkmazlara doğru sürüklemektedir. Evliliğin

olmadığı bir toplumda; neslin devam ve “temadisi” bir yana, bu gidiş insanlığın sosy

oekonomik ve kültürel boyutta kan kaybetmesi anlamına da gelir. Küresel bir sorun olan

bu akıma bütün ülkelerin; değişimle sarsılan aileye yönelik eğitim, hukuk, danışma ve

rehberlik alanlarında, kısacası ailenin korunması, güçlendirilmesi ve yaygın hale

getirilmesi konusunda verilebilecek hizmetlere elbirliği ve ciddiyetle eğilmesi gerek

mektedir.

 

Yerel referanslı evrensel bir aile modeli

Her şeyden önce dört başı mamur bir çözüm için; bilimsel verilere dayanmış bir aile stratejisi, bu strateji ve geleneksel değerlerin evrensel güzellikler doğrultusunda

 

geliştirildiği bir sosyal politika iyi-doğru-güzel adına insanlığa çok şeyler katacaktır. Toplumsal yapının temel unsurlarından olan demografik özellikler, pek çok alanda olduğu gibi toplumsal hizmetlere yönelik de önemli bir veri tabanı sağlamaktadır. Demografik yapının oluşumunda etkili olan nüfus artış hızı ve oranı, nüfusun nicelik ve nitelik özellikleri geleceğe yönelik olarak tahminde bulunma imkânı sağlamaktadır.

 

Örnek olarak; Türkiye nüfusu artış oranı 1990’larda % 2,17 iken 2011 yıllında ise 1,35’e düşmüştür. Bu düşüş ilk 20-25 yıllık dönemde nüfusun orta yaş öbeğinde yoğunlaşacağına, daha sonraki yıllarda yaşlı nüfus oranının artmasına işaret etmektedir. Boşanmaların da artması beraberinde tek ebeveynli aileler ve çocukların bazı destekler almasını gerektirecektir. Geriye dönük edinilecek veriler, bilimsel olarak daha ileriyi görmeye yardım edecek, planlamalarda olabildiğince pozitif veriler üzerinden hareket etme imkânı sunacaktır.   Toplumsal değişme algısı; beraberinde bazı sorunları aşmada geleneksel denetim ve çözüm yolları getirse de modern toplum yapılarında hukukî düzenlemeler zorunlu hale gelmektedir. Özellikle boşanmaların, artması, ailenin kuruluş aşamasında kendini gösteren eşlerin mallarına ilişkin rejim farklılıkları hukukî düzenlemeleri mecburi kılmaktadır.  Sonraki aşamalarda velayet, vesayet, nafaka, şiddetin önlenmesi yolundaki hukukî düzenlemeler ailenin teminatı ve sorunlarının en aza indirilmesinde etkili olacaktır.

 

Aile maddi-manevi bir kurumdur

Aile toplumsal olduğu kadar kutsal bir kurumdur. Bu kurumun devam ve temadisi değerler ve biyopsikososyal şartların birlikte düşünülmesiyle mümkündür. Aile danışma ve rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde, merkezi yönetim, yerel idareler, sivil toplum kuruluşları, maddi ve manevi dinamiklerin ortak çalışmaları, etkili ve faydalı adımların atılmasını hızlandıracaktır. Böylesi bir sistemin bileşenlerini temsil eden ehil ve uzman kişilerin dünyanın çeşitli coğrafyalarında bulunan mevkidaşları ve benzerleriyle fikir teatisinde bulunmaları, global düzeyde önemli ve değerli çözümler üretilmesine, etkili projelerin geliştirilmesine vesile olacaktır..

Bireyin dünya ile arasındaki bağın kurulması noktasında toplum hayatının temelini oluşturan aile;  çocukların bakımı ve yetiştirilmesi ile aile bireyleri arasında duygusal, psikolojik, sosyal ihtiyaçların karşılanmasında çok önemli rol oynar.. Ancak tüketimin ve bireyselliğin özendirilmesi, özgürlüğün yanlış yorumlanmasıyla aile; sosyal şartlar ve ekonomik etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmekte, buna bağlı olarak da farklı aile modelleri ortaya çıkabilmektedir. Bu bağlamda boşanma sonucu, tek ebeveynli aileler günümüzde yaygınlaşan bir aile modeli olarak karşımıza çıkmaktadır. Tek ebeveynli ailelerin, geniş veya çekirdek ailelere göre çok farklı ihtiyaç ve sorunları söz konusudur. Öncelikli olarak boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin olmadığı ailelere ekonomik, sosyal, hukuki alanda sunulan hizmetlerin bilimsel çalışmalarla yeniden belirlenmesi gerekmektedir..

 

Ailenin sağlıklı değişimi gerekir

Zaman, dünden bugüne insan ilişkilerinde, kurumlarda ve sosyal alanda değişimi de beraberinde getirir. Bu değişime her fragman ve katmanın hazırlıklı olmasının belirli şartları vardır. Sağlıklı sürdürülen bir gelenek ve değişime açıklık önemli sıhhat şartıdır. Ancak bu değişim, insan odaklı kültürel dönüşümü de beraberinde getirmelidir. Bireyler arasında zayıflayan hatta yok olmaya yüz tutan sağlıklı iletişim, bırakın aileler yahut da kuşaklar arasında, toplumlar hatta ülkeler arasında ciddi çatışmalara sebebiyet vermektedir. Akrabalık ilişkilerin zayıflatan ve anlamsız kılan bu durum, hem boşanma, hem çocuksuz ailelerin oranlarında artışa sebep olmakta, hem de sosyal entegrasyonu zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla bebekten yetişkine değin verilecek eğitime ebeveyn de dahil edilmeli, oluşturulacak psikososyal destek birim ve timleriyle evlilik öncesi, sırası ve sonrası etkili çalışmalar fasılasız devam ettirilmelidir.

 

İhtiyarlayan dünyamızın gittikçe yaşlanan yorgun aile yapısının genç, dinamik, verimli, faydalı bir düzeyde tutmak istiyorsak dünya çapında; evliliği özendirme, çocuklu aileleri destekleme, koruma ve güçlendirme adına; ilgili bütün kurum, STK ve etkili kişilerin vakit fevtetmeden acilen bu hayatî konuya eğilmesi, geleceğimiz açısından insani bir sorumluktur. Globalleşen dünyamızda sorunlar ve sorumlulukların da küresel boyut kazandığına, dolayısıyla sorunların çözümüne bu ölçekte etkili, hızlı ve kalıcı sonuç getiren bir yaklaşım gerektiğine inanıyor, bu gayretlerin kutsal çatı olan aile yapımıza yeni ufuklar açmasını diliyorum.

Unutmamalıyız ki toplum her değişim sınavında olduğu gibi küresellik kıskacından da ancak sağlıklı ve güçlü bir aile yapısı ile geçebilir.

 


Yazar Hakkında

Nevzat Bayhan


  1.  

    Paylaşımınız için teşekkürler.. Kaliteli paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz.. Kolay gelsin…





Cevap Yaz

(gerekli)